Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Kotil mevcut ekonomik tabloyu değerlendirdi. İşte çarpıcı tespit ve yorumları.

Ayakkabıcılık sektörü en uzun vade ile çalışılan sektörlerden biridir. Genellikle sermaye sahipleri bankalardan döviz kredi alıp Çin’de ayakkabıların üretimini yaptırıp fuarlara yetiştirir. Fuarlarda bayiler tarafından siparişleri alıp çekler ile satış tamamlanır. Ortalama vade bu sektöre 12-14 ay arasıdır. Kurdaki ciddi yükselişler nedeniyle 12-14 ay aralığındaki alacak TL bazında ciddi değer kaybına neden olmuştur. Aynı zamanda bankaya olan borç da aynı oranda yükselmiştir. Bu dönem, ayakkabıcılık sektörü gibi krediye en çok ulaşabilenler için en büyük tokat yeme dönemi olmuştur.

Selim Kotil: “Eğer bankada açıklanan faiz oranı %40 ise enflasyon %40’ın altında olamaz.”

Yaşanan enflasyonun sebebinin ne olduğuna bakılmalı. Bankaların yıllık kredi faiz oranları %40’lar civarında. Bugün olan durumu fırsatçılıkla, stokçulukla nitelendirmek doğru değil. Stokçuluk olan yerde mala ya da hizmete erişim olmaz. Şu an ne istenirse ulaşılabilir durumda. Temin edilebiliyorsa buna stokçuluk denemez. Fakat stokçuluk enflasyonun kaynağı olabilir.

Yaşadığımız enflasyonun çeşidi talep enflasyonu değil maliyet enflasyonudur. Ara mamulü neredeyse tümüyle ithal ediyoruz. Aynı zamanda elektrik, doğalgaz, akaryakıt, su maliyetleri arttı. Dolayısıyla paranın maliyeti, elektrik, su, doğalgaz, akaryakıt, vergi yükü gibi maliyetleri ekleyince tüketiciye gelene kadar fiyat artmaya devam ediyor. Bunun karşısında talep aynı oranda artış göstermiyor. Buna stagflasyon denir.